Cumartesi, Mayıs 30, 2009

BİR USTAMIZI KAYBETTİK; TÜRKİZ ÇAM VEFAT ETTİ

Gümüş rengi bir bisiklet çocuk ellerinde,
Hayalleri büyük, cilaya bulanmış yüzünde,
Taşların ışıltısını öğrenmek isteyen gözlerinde,
Mesleğinin hayali rüyalarından gerçeğine....

Sektöre emeği geçen ve birçok tasarımcı yetiştiren Büyük ustalarımızdan Türkiz Çam'ın geçtiğimiz hafta geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat ettiği haberini aldık. Tüm tasarım camiasına ve ailesine başsağlığı, merhum sanatçımıza Allah'tan rahmet diliyoruz.
Türkiz Çam 1952 yılında Çeşme-İzmir’de dünyaya geldi. Öğretmen anne-babanın iki çocuğundan biri olması sebebiyle ailede eğitime verilen önemin bilinci içerisindeyken geçirdiği kaza sonucu hayatının yönü değişti.
Onbir yaşında İzmir Kuyumculular Çarşısı’nda Sayın Yılmaz Aktaş ustanın yanında mesleğe ilk adımını atar. Sayın Ziya Kera usta ve Sayın Yılmaz Erbay ustanın yanında çıraklık ve kalfalık dönemini tamamlar. Çoçuk yaşta başladığı mesleğini, sanatını bisiklete bineceği yaşlarda iken kıymetli madenden minyatür bisiklet yaparak ifade eder. Değerli taş, maden ve yarı değerli taşları tanıdıkça edebiyat ve şiire olan tutkusunu da yaptığı eserlere kanalize eder.
Mesleğine duyduğu heyecan ve istekle o yıllarda popüler olan İtalyan şarkıcı Rita Pavane’ye gitar formundaki broşu sunmuştur. Tarzının oluşmaya başladığını kendisinin de hissettiği 1970’li yıllarda İngiltere kraliçesi Elizabeth ve Prenses Anne’nin İzmir’i ziyareti sırasında her gün önünden geçtiği İzmir Saat Kulesi’nin 11 cm yüksekliğindeki minyatür gümüş maketini kendileri için yapmıştır.Bu çalışmaların yerel basında yer alması ile sanatı ve Türkiz Çam ismi duyulmaya başladı.
1972 yılında kendi atölyesini kurdu. Bazı kuyumcuların özel siparişlerini ve İzmir’in, Türkiye’nin zevkli hanımlarının hayallerindeki pırıltılı mücevherleri gerçeğe dönüştürerek “Türkiz Usta” oldu.
1980 yılında yurt dışında mesleğini ve konuyla ilgili sergileri, müzeleri, çalışmaları incelemesiyle önünde yeni ufuklar açıldı.1984 yılında ABD’nin Alabama eyaletindeki bir kuyumcu fabrikasının çalışmalarını ve kullanılan teknikleri tanıma fırsatı oldu. New York’ta kuyum sektörünün merkezi kabul edilen 47. caddedeki çalışma ve yenilikleri inceleme, sergi ve teknikleri yerinde görme olanağını buldu.
Küçük yaşta başladığı mesleğindeki kendi teknik ve tarzını, ilerleyen yıllarda deneyim ve seyahatlerinde gözlemleyip, öğrendiklerini çalışma arkadaşları ve meslektaşlarıyla paylaştı. İzmir ve Türkiye’de pek çok ilke“Türkiz Çam ”imzasını attı. İlki 1999 yılında İstanbul kuyumculuk Fuarında,2000 yılında New York Kuyumculuk Fuarı ve Santa Barbara Solvengi Sanat galerisinde sergiler açtı. 2006 yılında İzmir Kültürpark Tenis Klüp’te özel tasarımlarından oluşan İznik çinileri ile renklenen koleksiyonundan oluşan sergisi sevenlerinin zevkine sunulmuştur.
Türkiz Çam, halen İzmir Kemeraltı Kuyumcular çarşısındaki atölyesinde ürünlerinin tasarım, imalat ve satışını sürdürmektedir. Yanı sıra zengin Türk kültürünü ”Osmanlı’nın İhtişamı” koleksiyonunda, doğduğu, yaşadığı ve çok güzel bulduğu İzmir’i “İzmir Koleksiyonu”nda değerli taş ve madenlerle sonsuzu kadar yaşayacak değerlere, mücevherlere dönüşmektedir.
Türkiz Çam, kuyum sektöründe Türk El sanatları tatbikiyle İzmir Saat Kulesi, Konya’nın birlik, düzen ve huzur simgesi Mevlana gibi ulusal kültür sembollerimizi altın ve değerli taşlarla işleyerek bu sembolleri ölümsüzleştirmektedir.
Çoçuk Yaşta Gönül verip, 45 yıl çalışarak henüz 56 yaşında bugünlere geldiğinde artık sanatını, ustalığını uluslar arası ziynet tablalarında dünyaya sunarak ulusal tarihi sembollerimizi dünyanın pek çok ülkesinde yaşayan insanların boyunlarında kolye, parmaklarında yüzük, kulaklarında küpe, kravatlarda iğne, bembeyaz gömleklerde kol düğmesi olarak “Made in Turkey” & “Türkiz Çam” imzasıyla var olmayı amaçlamaktadır.
Türkiz Usta, sabrı ve deneyimi ile pek çok çırak ve kalfalar yetiştirmektedir. Yıllar boyu mesleğe dair öğrendiklerini, kuyum sanatının inceliklerini kendi titizlik ve mesleğine vefasıyla çırak ve kalfalarına aktarmaktadır.
Evli ve iki Çoçuk babası olan Türkiz Çam; başlangıçtan 46 yıl sonra, 2009 yılında, henüz 57 yaşında, kuyum ustalığının baharında, arkasında birçok yetiştirdiği sanatçı bırakarak hayata veda etti......

4 yorum:

Adsız dedi ki...

ustaların ustası, insan gibi insan ı, çok değerli bir varlığı kaybettik. seven dostlarına ve ailesine sabır diliyorum. ZAFER ÖTERBÜLBÜL

Adsız dedi ki...

DAHA SENDEN ÖĞRENECEK ÇOK ŞEYİMİZ VARDI USTA... MEKANIN CENNET OLSUN.Zeliha Sarıkaya

uryaba dedi ki...

canım ustam,
seni çok özledik. inşallah olduğun yerde huzurlusundur.

cuckan dedi ki...

o kadar üzüldüm ki, canım ustam çok şey vardı konuşulmadık, düşünülmedik, biz aktaramadığın, nerelere gittin?